Sosyal hayatı etkileyen sivilcelere dur deyin
18 Aralık 2017 GÜZELLİK

 

Akne, halk arasında bilinen adıyla sivilce oluşumu, hemen hemen her yaşta görülebiliyor. Pek çok kişi için kabus haline gelen ve sosyal hayatı da etkileyebilen sivilcelerden kurtulmak mümkün. Dermatoloji Uzmanı Doç. Dr. Pınar Öztaş, akne tedavisi ile ilgili bilgiler verdi.

 

  • Akne, kıl ve yağ bezi ünitesinin kendisini sınırlayan kronik yani uzun süreli yangısal rahatsızlığıdır. Akne hastaları, beyaz ve siyah noktalar, yüzeyden kabarık kızarıklıklar ve iltihaplı oluşumlar, daha az sıklıkla da derin yerleşimli topaklar ve kistlerden oluşan karışık bir lezyon grubuyla karşımıza çıkar.
  • Sıklıkla ergenlik döneminde yağ bezlerinin yoğun olarak bulunduğu yüz, sırt, göğüs ve omuz bölgelerini etkilemektedir. Lezyonların kendi kendilerini sınırlama özellikleri olsa da geriye bıraktıkları renk ve özellikle yüzeyden çökük izler nedeniyle önem taşırlar.
  • Akne, kişinin hayat kalitesini olumsuz yönde etkileyen hastalıklardan biridir. Kişide psikososyal ve emosyonel (Duygusal) bozukluklara yol aç Son yıllarda aknenin sebebinin daha fazla aydınlatılması ve aknenin alt tiplerinin tanımlanması etkin tedavi alternatiflerinin oluşturulmasına katkıda bulunur.

HER YAŞTA GÖRÜLEBİLİR

  • Akne, dermatolojide oldukça sık karşılaşılan bir hastalık olup, hastaların büyük bir kısmını genç ve genç erişkin bireyler oluştursa da; yenidoğan, süt çocukluğu, buluğ çağı öncesinde ve orta-ileri yaş grubunda da görülebilir.
  • Kadın ve erkeklerde benzer oranda olmakla beraber kadınlarda, erkeklerden daha erken yaşta başlar. Görülme sıklığı yaşla beraber artar. Akne kadınlarda en sık 16-17, erkeklerde 17-18 yaşları arasında, dünyanın her yerinde ve tüm ırklarda görülebilir. Beyaz ırkta, siyahlara kıyasla daha sık rastlansa da iz bırakması ve koyu renkle iyileşme, deri rengi koyu olan kişilerde daha sık görülmektedir. Ayrıca polikistikover sendromu, androjen yani erkeklik hormonu artışıyla giden endokrinolojik hastalıklarda, akne gelişme riskinin arttığı ve akne şiddetinin daha şiddetli seyrettiği bildirilmiştir.
  • Genetik faktörler de aknenin oluşumu üzerinde etkili olur. Aile öyküsü olması durumunda, aknenin hem görülme riski hem de şiddeti artar.

BAZI DİYET TÜRLERİ SİVİLCE OLUŞUMUNU TETİKLER

  • Hormonal faktörlerin akneyi artırdığı biliniyor. Bunlar arasında androjenler, östrojen, progesteron, büyüme hormonu, insülin, adrenokortikotropik hormon, melanokortin ve glukokortikoidler sayılabilir. Kadınların çoğu menstruasyon dönemlerinde akne lezyonlarında artış olduğunu gö Son yıllarda yapılan çalışmalarda diyet ve metabolik faktörlerin de akne sebebinde rolü ortaya çıkarılmıştır. Süt ürünlerinin fazla tüketiminin, akneyi farklı basamaklardan etkileyerek hastalığı artırdığı bilinmektedir. Ayrıca Batı tipi diyet ve yüksek glisemik indeksle beslenme tarzı da yağ kompozisyonunu etkiler.

SICAK VE TERLEME AKNE OLUŞUMUNU ARTIRIR

  • Akneli hastaların yüzde 15’i terleme sonrasında lezyonlarında alevlenme olduğundan bahseder. Terleme, sıcak ve nemli bir ortam yaratarak foliküler tıkanmaya neden olur.
  • Stres, hipotalamusdan çeşitli hormonların salınımını artırarak lipid yapımını ve testosteron sentezini uyararak akne oluşumuna neden olabilir.
  • Çok sayıda ilaç da akne şeklinde yan etki gösterebilir ya da mevcut akne lezyonların alevlenmesine yol aç Bu durumu tetikleyebilecek ilaçlar arasında androjenler, kortizon içeren ilaçlar, aktinomisin, lityum gibi ilaçlar sayılabilir.
  • Aknenin bazı insanlarda görülüp, bazılarında görülmemesi, bazılarında skar yani izler geliştirirken, bazılarında geliştirmemesi ve bazı hastalarda da orta yaşlara kadar sürmesi genetik bir yatkınlık olduğunu akla getirir. Ayrıca sürtünme, basınç ve hijyen ürünlerine bağlı gelişen tahriş, akneyi artırabilir. Kullanılan kozmetikler ya da nemlendiriciler de akneyi tetikleyebilir. Son yıllarda sigaranın bağışıklık sistemi hücreleri üzerinden akne gelişiminde rol oynayabileceği düşünülmektedir.

AKNELER ÇÖZÜMSÜZ DEĞİL

  • Ayrıntılı bir hikaye ve fizik muayene ile etkili bir tedavi planının yapılması önemlidir. Kadın hastalarda adet düzeni, kıllanmada artış ve androjen artışını akla getirebilecek çeşitli bulgular, doğum kontrol hapı kullanımı mutlaka sorgulanmalıdır. Ayrıca hastanın daha önce kullandığı tedaviler ile kozmetik ajanlar göz önünde bulundurulmalıdır.
  • Akne lezyonlarının süresi, şiddeti, iz oluşumuna yatkınlık, hastanın deri tipi tedavi seçiminde ö Hafif şiddette aknesi olan olgular, krem tedavileri ile tedavi edilirken, orta şiddette veya şiddetli aknesi olan hastalar kremler ve tablet tedavileri ile tedavi edilir. Hastalığın oluşum mekanizmaları göz önünde alınarak tedavi planlanması önemlidir.

KREM TEDAVİSİNDE SABIRLI OLMAK ŞART

  • Hastanın deri tipine uygun krem, jel, losyon gibi farklı formların seçilmesi, tedaviye uyumu artıracaktır. Ancak burada hastanın sabırlı olması önemlidir. Krem tedavilerine başladıktan en erken 4-6 hafta sonra etkinlik üzerine konuşulabilir. Cilt temizliği de aknenin tedaviye cevabını etkileyen önemli bir faktördür. Cildi tahriş etmeyen yumuşak temizleyiciler ile günde bir ya da iki kez temizlemek, tedavinin başarısını artırır. Krem tedavilerinde önemli faktörlerden biri mevsimdir. Bazı kremler güneş ile etkileşebileceği için güneşten koruyucu kremlerle beraber kullanılması önemlidir.
© Copyright 2014, her hakkı saklıdır
web tasarim & yazilim